FİKİRBAZ

"Philosophers have sought to understand the world. The point, however, is to change it."

RSS
people

NEFRET OLGUSUNUN TAŞIYICI BİR ÖRNEĞİ OLARAK: ENGİN ARDIÇ

Ünlü düşünürümüz Engin Ardıç (hiç düşünmese daha iyi ya, neyse) yine bir şeyler salıvermiş. Sabah’taki köşesinde haftanın hemen hemen her günü, bir miktar kadın ve solcu (ki bazı “solcu” diye nitelediklerini ne tarafından düşünerek yazıyor, bilinmez) öğürüp böğürmelerine maruz kalıyor. Periyodik olarak kadın nefreti – ve biraz da pornografik zaafları – ve sol nefreti üzerine yazdıklarından, bu sefer bir porsiyon kadınlara düşüvermiş.

Kafayı bu sefer ”Soyunan Sosyalist” (Sabah, 30 Ocak 2012) adlı yazısında, FEMEN’e takıvermiş. Kendilerini kapitalizm karşıtı tanımlamaları her nedense bu zat-ı muhtereme epey sindirim zorluğu yaşatmış olacak ki, örgütün Davos’a gidip eylem yapabilmelerini de yüce kapitalizmin nimetlerinden saymış.

Bu kadınlar geçen gün İsviçre’ye, Davos’a gitmişler (Ukrayna kapitalizmi sayesinde artık pasaport alabiliyorlar!)

read more »

No Comments | Tags: , , , , , , , , , ,

Öcalan’a Ev Hapsi

No Comments | Tags: , ,

Muzır Kurul’un Düşündürdükleri

O kadar renkli bir ülkede yaşıyoruz ki, her sabaha yeni bir haberle uyanır olduk. Kalp dayanmaz bir ülke burası…

Önceki gelişmelerden çoğumuz haberdarızdır muhtemelen. 22 Ağustos internet filtrelemesi falan derken, “Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu” adlı kurul yeni icraatleriyle tekrar gündemimize oturuverdi.

Öncelikle William S. Burroughs’un “Yumuşak Makine” isimli kitabını ve daha sonra da Chuck Palahniuk’un “Ölüm Pornosu” isimli kitabını biricik çocuklarımıza zararlı gördü ve soruşturma başlattı.

Bu kitaplar neden yasaklandı, hangi “değerlerimizi” ihlal etti gibi salakça tartışmaya girmeyeceğim bile. Burada üzerinde durulması gereken mesele, bu kurulun bizzat varlığı zaten. Neden var, kimi kimden koruyor, herhangi bir kitap bir çocuğa ne gibi zarar verebilir ? Halkımızın değerleri, bir-iki kitap ile çökecekse, olmayan ahlaki değerler bir metin ile çözülecekse, o değerler zaten hiç varolmamış demektir.

Muzır Kurul’a açıkça sesleniyorum. Bu ülkedeki en “ucube” kurum sizsiniz. Sizin seçtiğiniz ve onay verdiğiniz kitapları okumak zorunda değilim. Ayrıca bu kurulun içinde güzide kurumumuz “Diyanet İşleri”nden de bir üye var yanılmıyorsam. Diyanet neden bu kitapları kontrol ediyor ? Biz Diyanet’in kriterlerine göre mi yaşamak zorundayız, ya da Diyanet bu kitap zararlı derse, ben ipler miyim ya da iplemek zorunda mıyım ? read more »

No Comments | Tags: , , , , , , , , ,

Manifesto

Takip edenler farkındadır ki, uzun süreden beri bloga yazı ekleyemiyorum. Ama artık neyse ki, uzun süren bir meşguliyet dönemi bitti ve herzamankinden daha aktif bir şekilde yazmaya çalışacağım.

Geçen süre zarfında birçok olay gerçekleşti. Önceliklerim bunlar olacak. Tabi ki bu demek olmuyor ki güncel’e değmeyeceğiz. Hatta bu yazıda güncel’e dair bana ters gelenler ve ileride daha da detaylandıracağım bir kaç konuyu kısaca paylaşayım.

1) Seçime neredeyse 4 ay kadar bir zaman kaldı. Siyasetimizi en çok meşgul eden konulardan birisi “anayasa”. Fakat ne iktidardan ne de muhalefetten ses seda yok. Seçimden sonraya diye sallayıp duruyorlar.  İyi de bu insanlar neye oy verecek. Hadi iktidar %47′nin verdiği huzurla (!) rehavette, muhalefet ne işle meşgul ondan da pek haberimiz yok.

2) Mutki’de yapılan kazılarda bulunan cesetlere herkes kör, sağır oldu. Dır dır konuşan demokratlarımız (!) mesela bu olaya gelince neden sus pus… Demokratlığı sadece askere ve postala karşı olmak ve sandıktan çıkan milli irade (bu ifadeyi hiçbir zaman anlamlandıramadım) ile tanımladıkları için olabilir. !

3) Süheyl Batum tabi ki.. Adam işi gücü bıraktı, askere atıp tutuyor. Bu ayrıntılı bir konu tabi, bana göre bir dışavurum. İncelenmeye değer.

4) Kıbrıs meselesi var bi de. Başbakan’nın “besleme” diye nitelendirdikleri ne istiyor ? Neyi talep ediyor ? En ufak karşı çıkışa tahammülü olmayan bir hükümetten beklemiyordum desem yalan olur. Bu protestolar Kıbrıs konusunu apayrı bir yere koyacak. Çünkü yıllardır dış mihraklara (!) karşı biz yurttaşlarımız için oradayız diyip duruyorduk. Şimdi yurttaşlar “h…tir” diyor. Yeni argümanımız ne olacak artık diye düşünmeye başlasın bence devletlüler :)

Neyse fazla uzatmayalım. Bunlara diğer yazılarımda daha geniş yer vereceğim, şimdilik bu kadar.


No Comments | Tags: , , ,

Referandum Sonucu

No Comments | Tags: , ,